Hayata Dair Paylaşımlar

Ansiklopedi Kültürü

48

On – on beş yıl evveline kadar gazetelerin promosyon olarak dağıttıkları ansiklopediler, çocukların ödevlerine kaynak yaratması açısından alınır, ancak hiçbir zaman okunmazdı. Bu konuda pek çok ailenin açıp istifade ettiği bile düşünülmüyor. Bu nedenle Türkiye’de ansiklopedi kültürü çok fazla oluşmadı diyebiliriz.

Kütüphanenin ya da salonun başköşesini süsleyen Meydan Larousse’nin devamı olarak Ana Britannica, dahası kırmızı seri olan Temel Britannica ansiklopedi seti gibi nice farklı ansiklopedi ülkemizde yayınlanmıştı. Ancak şimdilerde ne yazık ki, 80’li ve 90’lı yıllara imza atmış serilerin yerini günümüzde internet ve bilişim çağının ulaşılabilir tavrı aldı.

Daha önceleri tarihten edebiyata, edebiyattan gündelik yaşama dair bilgi edinmeyi kolaylaştıran bu seriler kıymetli akademisyenlerin, araştırmacıların ve aydınların kolektif çalışmaları sonucu ortaya çıkarken ve intihale çok fazla imkân tanımazken 21. yüzyıl iletişim çağında kötü niyete açık ve bilgi kirliliğine müsait bir ortam doğmuş olması göz ardı edilemez bir gerçeklik.

Türkiye’de Yayınlanan Ansiklopediler

Bunun yanı sıra günümüz entelektüellerinin yakından ilgilendiği, güvenilirliğini ve güncelliğini koruyan, internetin ulaşılabilir her tür bilgi kapasitesine rağmen vazgeçilir nitelikte olmayan dizin çalışmaları da mevcuttur. Kastedilen serilerin başında 21 ciltten oluşan ve 32 profesörün emeğini barındıran Türkler Ansiklopedisi gelir. Eski Türk tarihinden itibaren günümüz coğrafyası ve tarihine kadar İlber Ortaylı, Şerif Mardin gibi değerli isimleri bünyesinde makaleleri ile bulunduran kıymetli bir seridir.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın hazırlamış olduğu 44 cilt hâlinde okur ve meraklılarına ulaşan İslam Ansiklopedisi de güvenilirlik ve geçerlilik konusunda aydından tam not almıştır. Kendi alanlarında rüştünü kanıtlamış ilim insanlarının çalışmaları neticesinde her kütüphanede olması gerekmektedir.

Netice itibariyle 80’lerde Junior Larousse’un ilk parçasındaki dinozorlar ile çocukları okumaya ve bilime manipüle eden ansiklopediler ilerleyen yıllarda yukarıda sayılan devam niteliğindeki pek çok seri ile de yıllar geçtikçe bilgi aşılamaya devam ettiler.

Bugün ne kadar az emekle çok daha fazla bilgiye ulaşabilir durumda olunsa da o günün koşullarında öğrenilen tek bir harfin bile kalıcılığı ve gerçekliği ile kıyaslanamaz. Matbu, kâğıda dokunmanın, o hamur kokusunu duymanın; edinilen bilginin insan beyninde ve ruhunda kalıcılığa etkisi daha fazladır. Bilgi erişilebilirliği arttıkça, kıymeti dikkate değer nitelikten de uzaklaşmaya başlamamız işte bundandır.

Yorumlar